HaZaN
Aktif Üye

Aldığı Teşekkür: 10
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 79
|
 |
« : 17 Kasım 2009, 22:56:46 » |
|
KIYAMETTE DAĞLARIN VAZİYETİ, KORKUNÇ GÜRÜLTÜ VE DEHŞET MANZARALARI
Kuran-ı Kerimde, geçmiş milletlerin başlarına gelen belaların, zelzele, tufan ve kasırga gibi afetlerin kıyamet manzaralarına benzer çok küçük hadiseler olduğuna dikkat çekilmektedir. Kıyamet kopacağı anda kainat, sarsıntı ve gürültünün şiddetinden, karanlığın korkunçluğundan bir başka hal alacak... Dünya başka bir dünyaya tebdil edilecek, her şey ve her yer alt üst olacaktır. Yer şiddetle sarsıldığı, dağlar darmadağın edilip parçalandığı, uçuşan toz zerreleri haline geldiği zaman... gibi ayetler, bu dehşetli akıbeti-sonu bütün azametiyle hissettirmektedir.
Aynı şekilde, bu yer küresinin şiddetli zelzelelerle sarsılacağı, bir kısım yerlerin çöküp bir kısım yerlerin yükseleceği, arzın içindekileri kusup dışarı atacağı, birtakım toprakların zerreler halinde boşlukta savrulacağı, dağların renkli atılmış pamuk gibi havada uçuşacağı, dünyanın yıkılmakta olduğunu gören insanların korku ve dehşet içinde şaşırıp kendisine hakim olamayarak sarhoşlar gibi, Ne oluyor bu dünyaya? diye şaşkınlıktan sorular soracağı anlatılmaktadır. Resmedilen bu tablolar, adeta dinleyenleri, ayağının altındaki sarsılmaz gibi duran her şeyi oynatıp sarsmakta ve altlarındaki toprağın kayıp gittiğini vehmettirmektedir.
Dağlar yürütülür, serap haline gelir (S. Nebe, 20) gibi ayetlerde ifade edildiğine göre, her tarafın dümdüz olacağı... Kainatın bu değişikliği içinde dağlar da kendilerine verilen vazifeyi yerine getireceği... Yerlerinden harekete geçip yürütülerek bir toz bulutu, bir kum yığını halini alacağı... Havada renkli yün parçaları gibi savrulacağı ve böylece günün dehşetine yeni korkular ve ürpertiler ilave edeceği anlatılmaktadır.
|