|
•●MechuL●•
|
 |
« Yanıtla #45 : 07 Ocak 2010, 13:32:46 » |
|
Nur Talebeleri, tek birşeyi gaye edinmiştir: "Îmanlarını kurtarmak niyetiyle Risale-i Nur'u okumak ve rıza-i İlahî için îman ve İslamiyete Risale-i Nur'la hizmet etmek." Bu gayelerinde muvaffak olmak için, herşeylerini bu hizmete hizmetkar yapmışlardır. - ALLAH cc hepsinden razı osun -
İlk röportajda nur talebelerinden bahsettiniz. Görüyoruzki hizmetleri ile hayatınıza bir nebze etkileri olmuş.. Nurlarla tanışmanıza da vesile olunmuş ALLAHın izni ile. Bu bağlamda hizmet namına kendi adınıza neler yapabiliyorsunuz? Neler yapmak istersiniz?
***
Sizin gibi aynı rahatsızlığı yaşayan bir insanla karşılaşsanız o kişiye faydalı olabilmek için tutumunuz nasıl olur..
*** Mevlana hazretleri bir sözünde "Dünya tuzaktır. Yemi de istek." diyor...
Bu söz sizde ne ifade ediyor...
Cevablarınız şimdiden teşekkür ederim..
Dua ile.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 07 Ocak 2010, 16:57:43 Gönderen: •●MechuL●• »
|
Logged
|
A gönül! Mecnun misali, Leylâ’nın zülfüne hemen gönül bağlama. Çünkü seni aşk çöllerinde gezdirip duran Leylâ değil, Mevlâ’dır hep…
|
|
|
silverhand
Aktif Üye

Aldığı Teşekkür: 54
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 89
|
 |
« Yanıtla #46 : 08 Ocak 2010, 13:02:29 » |
|
Amin efendim ALLAH sizlerden razı olsun... Hizmet namına oturduğum bölgede okuyucu gurubundan insanlarla beraberiz ve 5 yıldır sadakatle cuma günleri derslere katılıyoruz. Aynı zamanda Sungur abinin yakın çevresindeyiz. Eski çevremizden arkadaşlarımızı bu eserle tanıştırdık kitaplar hediye ettik. dershane açtık ama muvaffak olamadık. Nur talebelerinin dostlukları bizi iyileştirdi her gün esnaf kardeşlerimizin dükkanlarına giderim bir gün bile işimiz var neden geldin demediler. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz... Hastalığın garip tarafları var genetik olduğu için benden 10 yaş küçük bir kuzenimde görüldü. Kuzenim katolik hristiyan dinine mensup bir insan. Hastalık kültürden kültüre kendini farklı gösteriyor. Onla konuştuğum zaman bana hastanede Meryem anamızı gördüğünü ve İsa efendimizle konuştuğunu söyledi yani yine mistik yönelişler olmuş ama bende şuur altında müslüman tohumları manaları olduğu için farklı göstermiş kendini. Osmanlı zamanında psikiyatrinin adı ilmi nefsiye imiş ve insanlar su sesi tasavvuf müziği ve ayetler ve başka unsurlarla tedavi edilirmiş. Sorunuzun cavabı olarak öyle bir kişiyle karşılaşmak gerçekten zor bir deneyim. hastalığın onda kendini nasıl şuur altı unsurlarla gösterdiğine göre değişir. Aslında çok karşılaştım böyle kişilerle ama benim hastalığımın şiddetinde değildi... Kesinlikle yardım alması gerekir hastalığı taşıyan kişiyi yardım alabileceği noktaya getirmekten başka yapılacak bir şey yok. normal bir insana göre sözümü dinletebilirim diye tahmin ediyorum.
Mevlana Hazretlerinin sözü yaradılışa kadar giden seyrin O'na dönmenin mekanizmasını(bu kelime çok hafif ve kaba kaçıyor biliyorum affedin) anlatan yerlere dokunur ki bunu burada yazmak beni kat kat aşar. Kısaca aklıma geldiği gibi cevaplandırmak gerekirse istekler ve arzular nefse aittir insan bunlardan kurtulmak için benliğini terk etmek zorundadır. Ölmeden evel ölünüz hadisinin anlattığı noktadır bu. İnsan benliğini terk etmelidir ki kapıdan girebilsin sıfırlanmadan kapıdan geçilmez. Beklenti içinde yapılan ibadette dahi benlik vardır ahiret isteğini bile insan terk etmeli ki rızayı kazanabilsin. Tuzağa düşmemek için insan ölmeden evel ölmeli iradenin içine girmeli kul olmalı... Selametle...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 08 Ocak 2010, 13:05:14 Gönderen: silverhand »
|
Logged
|
|
|
|
|
•●MechuL●•
|
 |
« Yanıtla #47 : 08 Ocak 2010, 13:10:06 » |
|
EyvALLAH bu samimi cevabınız için teşekkür ediyorum.. Rabbim hizmetlerinizi daim kılsın... Rızalillahtan ayırmasın cümlemizi.. Dua ile.
|
|
|
|
|
Logged
|
A gönül! Mecnun misali, Leylâ’nın zülfüne hemen gönül bağlama. Çünkü seni aşk çöllerinde gezdirip duran Leylâ değil, Mevlâ’dır hep…
|
|
|
|
SeRRa
|
 |
« Yanıtla #48 : 08 Ocak 2010, 18:28:47 » |
|
Herkes için farklı anlamlar taşıyan bir kavram özgürlük.. Kimine göre sınırsız yaşam,kimine göre düşündüğünü söyleyebilmek..
Peki,sizce özgürlük nedir?
Özgürlük tanımınızın içinde,yeterince özgür olduğunuzu düşünüyor musunuz?
selametle..
|
|
|
|
|
Logged
|
İçine nefs karışmış her iş, her oluş, her duruş...
ALLAH'dan uzaktır!..
|
|
|
silverhand
Aktif Üye

Aldığı Teşekkür: 54
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 89
|
 |
« Yanıtla #49 : 08 Ocak 2010, 21:52:50 » |
|
Kendim elimle yazdığım için hatalar olabilir affedin... Tarihçe-i Hayat(76) S- Hürriyeti bize çok fena tefsir etmişler. Hatta adeta hürriyette insan her ne sefahet ve rezalet işlerse, başkasına zarar etmemek şartıyla bir şey denilmez, diye bize anlatmışlar. Acaba böyle midir? C- Öyleler hürriyet değil, belki sefahet ve rezaletlerini ilan ediyorlar ve çocuk bahanesi gibi hezeyan ediyorlar. Zira, nazenin hürriyet adab-ı şeriatla müteeddibe ve mütezeyyine olmak lazımdır. Yoksa sefahet ve rezaletteki hürriyet, hürriyet değildir Belki hayvanlıktır, şeytanın istibdadıdır. Nefs-i emmareye esir olmaktır... Hürriyet-i umumi efradın zerrat-ı hürriyatının muhassalıdır. Hürriyetin şe'ni odur ki: Ne nefsine ne gayrına dokunsun... Nefsin ve nefsin getirdiklerine esir olmamanın özgürlük olduğunu bilenlere selam olsun... Sohbet içersinde belirttiğimiz gibi gerçek aykırılara ve hürlere selam olsun...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
c0LD
Aktif Üye

Aldığı Teşekkür: 38
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 106
|
 |
« Yanıtla #50 : 08 Ocak 2010, 23:33:14 » |
|
ben cevabımı yazdıklarınız içinden aldım teşekkür ederim..
selametle
|
|
|
|
|
Logged
|
Şair giden geminin ardından bakarya. Bakarda kendini zora sokarya.. Bazen bir itin duası tutarya.. Çok uzaklarda o gemi batarya..
|
|
|
|
mhmt
|
 |
« Yanıtla #51 : 09 Ocak 2010, 13:26:17 » |
|
Göz gezdirerek okuyabildiğim için, detayları atlamış olabilirim ama güzel bi sohbet olmuş.
Ellerinize sağlık..
selametle..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
•●MechuL●•
|
 |
« Yanıtla #52 : 11 Ocak 2010, 11:21:21 » |
|
Sanal alem hakkında düşünceleriniz nelerdir? Sanalda samimiyetin yakalandığına, dostlukların kurulabileceğine inanıyormusunuz?
Dua ile.
|
|
|
|
|
Logged
|
A gönül! Mecnun misali, Leylâ’nın zülfüne hemen gönül bağlama. Çünkü seni aşk çöllerinde gezdirip duran Leylâ değil, Mevlâ’dır hep…
|
|
|
gulistan571
VIP Üye
   
Aldığı Teşekkür: 100
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 1724
=)
|
 |
« Yanıtla #53 : 11 Ocak 2010, 12:14:14 » |
|
Sanal alem hakkında düşünceleriniz nelerdir? Sanalda samimiyetin yakalandığına, dostlukların kurulabileceğine inanıyormusunuz?
Dua ile.
eyvALLAH abla, ben de merakla bekliyorum bu konudaki düşüncelerinizi abi ...
|
|
|
|
|
Logged
|
Rabbim, beni gözümü açıp kapayana kadar dahi nefsimle başbaşa bırakma!( amin)
|
|
|
silverhand
Aktif Üye

Aldığı Teşekkür: 54
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 89
|
 |
« Yanıtla #54 : 11 Ocak 2010, 13:09:20 » |
|
Nette fazla gezdiğim site yok ama dostlarla irtibat için çok kullanıyorum... Nette tanışıp samimiyeti dostluğu yakaladığım insanlar oldu. Mehmet kardeşimle 4 yıldır görüşüyoruz... Evet dostlukların kurulabileceğine samimiyetin yakalanabileceğine inanıyorum... Seçici olmak güzel sanal alemde bir bombardımana tutulmaktan(televizyon) biraz farklı. Soru için teşekkürler, Selametle
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|